Mevlânâ 66 yaşında
vefat etti

Mevlânâ

Doğum gününe kalan süre
  • 00

    GÜN

  • 00

    SAAT

  • 00

    DAKİKA

  • 00

    SANİYE

Mevlânâ Kimdir?

Mesleği
İlahiyatçı, Şair
Gerçek adı / Tam adı
Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî
Eşi
Kira Hatun
Doğum tarihi
30 Eylül 1207
Doğum yeri
Belh, Afganistan
Burç
Terazi Burcu
Yaşı
Yaşasaydı 818 yaşında olacaktı
Ebeveynleri
Mümine Hatun, Bahaeddin Veled
Çocukları
Sultan Veled, Alâeddin Çelebi, Emir Alim Çelebi, Ulu Ârif Çelebi, Melike Hatun
Ölüm tarihi
17 Aralık 1273
Öldüğü gün
Pazar
Ölüm yeri
Konya
Kaç yaşında öldü?
66
Vefat edeli kaç yıl oldu?
752 yıl önce hayatını kaybetti
Boyu
Bilinmiyor
Defnedildiği yer
Mevlana Müzesi, Konya
Hata Bildir

Biyografisi: Hayatı ve Kariyeri

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, 30 Eylül 1207 tarihinde, bugünkü Afganistan sınırları içinde yer alan, o dönemde Harezmşahlar Devleti’ne bağlı büyük bir ilim ve kültür merkezi olan Belh şehrinde dünyaya geldi. Tam adı Muhammed Celaleddin‘dir. Babası, döneminin tanınmış alimlerinden, “Sultanü’l Ulema” (Alimlerin Sultanı) lakabıyla anılan Bahaeddin Veled‘dir. Annesi ise Belh Emiri Rükneddin’in kızı Mümine Hatun‘dur.

Mevlana Celaleddin-i Rumi, yalnızca Türk ve İslam coğrafyasının değil, tüm dünyanın tanıdığı, felsefesi asırlar öncesinden günümüze köprü kurmuş büyük bir şair, alim, düşünür ve mutasavvıftır. Onun eserleri, hoşgörü, sevgi ve ilahi aşka dair en derin duyguları evrensel bir dille ifade eder. Bu detaylı biyografi, “Yedi Öğüdü” ile nesillere rehberlik eden bu yüce şahsiyetin hayatına, eserlerine ve ardında bıraktığı kültürel mirasa ışık tutmaktadır. Mevlana, hayatının her aşaması ilim ve maneviyatla çevrili, zorlu bir göç hikayesiyle yoğrulmuştur.

Moğol İstilası ve Göç

Henüz küçük bir çocukken, Moğol istilası tehlikesi nedeniyle Belh’ten ayrılmak zorunda kaldılar. Bahaeddin Veled, ailesini ve müritlerini yanına alarak 1212-1215 yılları civarında büyük bir göçe başladı. Bu göç sırasında Nişabur‘da ünlü mutasavvıf Feridüddin Attar ile tanıştığı ve Attar’ın ona Esrarname adlı eserini hediye ettiği rivayet edilir.

Ailesi sırasıyla; Bağdat, Mekke, Medine, Şam, Malatya, Erzincan ve Karaman gibi şehirleri dolaştı.

Konya’ya Yerleşme

Anadolu Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubat‘ın daveti üzerine, 1228 yılında kalabalık bir kafile ile Konya‘ya yerleştiler. Sultan, Bahaeddin Veled’e büyük saygı gösterdi ve onu Altınapa Medresesi’ne yerleştirdi. Konya, bu büyük ilim ailesi için son durak ve Mevlana’nın eserlerini vereceği manevi merkez oldu.

İlim Yolculuğu ve Çile Dönemi

Babası Bahaeddin Veled’in 1231 yılında vefat etmesi üzerine, Mevlana 24 yaşında babasının yerini alarak medresede ders vermeye başladı. Ancak, ilmi hayatının manevi bir dönüşüme ihtiyacı vardı.

Seyyid Burhaneddin Muhakkik-i Tirmizi

Babası vefat ettikten bir yıl sonra, babasının eski müritlerinden ve aynı zamanda onun hocası olan Seyyid Burhaneddin Muhakkik-i Tirmizi Konya’ya geldi. Tirmizi, Mevlana’nın gerçek bir arif olması için onu yedi yıl boyunca yoğun bir çile ve eğitim sürecine soktu. Bu süre zarfında Mevlana, başta Halep ve Şam olmak üzere dönemin önemli ilim merkezlerini ziyaret ederek eğitimini tamamladı. Bu yedi yıllık dönem, onun sadece bir alim değil, aynı zamanda derin bir mutasavvıf olmasının temellerini attı.

Şems-i Tebrizi ve Büyük Dönüşüm

Mevlana’nın hayatının dönüm noktası, 1244 yılında Konya’ya gelen gezgin derviş Şems-i Tebrizi ile karşılaşmasıdır.

İki Deryanın Kavuşması

Şems, Mevlana’nın sadece ilmi ve felsefi yönünü değil, manevi ve şair yönünü de açığa çıkaran bir ayna görevi gördü. İkilinin arasındaki derin ve alışılmışın dışındaki dostluk ve manevi sohbetler, Mevlana’yı bambaşka bir boyuta taşıdı. Medrese kürsüsünden kalkıp, sema meclislerine girmesine ve coşkun şiirler yazmaya başlamasına neden oldu.

Ayrılıklar ve Şems’in Kayboluşu

Mevlana’nın Şems’e olan derin bağlılığı ve onunla geçirdiği uzun saatler, çevresindeki müritleri ve halk arasında rahatsızlığa yol açtı.

  1. Birinci Ayrılık: Şems, oluşan tepkiler üzerine 1246 yılında Konya’dan ayrıldı. Mevlana, onu büyük bir arayışla Halep’te buldurdu ve geri getirdi.
  2. İkinci ve Son Ayrılık: Ancak tepkiler yeniden arttı. Şems-i Tebrizi, 1247 yılında esrarengiz bir şekilde ortadan kayboldu. Bazı kaynaklar onun öldürüldüğünü, bazıları ise tekrar inzivaya çekildiğini söyler. Şems’in bu kayboluşu, Mevlana’yı derinden etkiledi ve onun sanatsal ve manevi üretiminin en coşkulu dönemini başlattı. Mevlana, Şems’in acısıyla, Divan-ı Kebir’de yer alan şiirlerinin büyük bir kısmını kaleme aldı ve bu eserlerde ona olan ilahi aşkını dile getirdi.

Başlıca Eserleri: Evrensel Mesajın Kaynağı

Eser Adı Türü İçeriği ve Önemi
Mesnevi-i Şerif Didaktik Şiir 25.000 beyitten fazla olan, altı ciltlik dev eserdir. Hikayeler ve temsiller aracılığıyla tasavvufun temel prensiplerini, aşkı ve varoluşu anlatır. Mevlana bu eser için “O, vuslatın dükkanıdır.” demiştir.
Divan-ı Kebir (Külliyat-ı Şems) Lirik Şiir 40.000’den fazla beyit ve rubai içeren coşkun şiirlerinin toplandığı eserdir. Şiirlerin büyük çoğunluğu, Şems-i Tebrizi adına yazılmıştır. (Mevlana, şiirlerinin sonuna kendi adını değil, ‘Şems’ mahlasını koymuştur.)
Fîhi Mâ Fîh (Ne Varsa İçindedir) Nesir (Sohbetler) Çeşitli zamanlarda yaptığı sohbetlerin, vaazların ve meclis konuşmalarının, oğlu Sultan Veled tarafından derlenmiş halidir.
Mecâlis-i Seb’a (Yedi Meclis) Nesir (Vaazlar) Mevlana’nın yedi farklı mecliste verdiği vaazların toplanmasıyla oluşmuştur.
Mektûbât Nesir (Mektuplar) Döneminin önemli şahsiyetlerine, vezirlere ve dostlarına yazdığı, siyasi ve manevi tavsiyeler içeren mektuplardır.

Vefatı ve Şeb-i Arus

Mevlana Celaleddin-i Rumi, uzun bir hastalık döneminin ardından 17 Aralık 1273 tarihinde Konya’da vefat etti.

O, vefat ettiği geceyi bir yas günü olarak değil, “Şeb-i Arus” (Düğün Gecesi), yani sevgiliye (Allah’a) kavuşma gecesi olarak görmüştür. Bu nedenle, vefatının yıl dönümü her yıl 17 Aralık’ta düzenlenen törenlerle coşkuyla anılmaktadır.

Mevlana’nın vasiyeti üzerine, cenaze namazını Sadreddin-i Konevî kıldırmak istemiş, ancak cemaatin yoğunluğundan ve duygusallıktan dolayı namazı Şeyh Siraceddin kıldırmıştır.

Mevlevilik: Aşkın ve Semanın Yolu

Mevlana’nın fikirleri, oğlu Sultan Veled ve yakın dostu Hüsameddin Çelebi tarafından kurumsal bir yapıya dönüştürülerek Mevlevilik tarikatı kurulmuştur.

  • Sema: Mevleviliğin en bilinen ritüeli olan sema, evrenin dönüşünü, insanın manevi yolculuğunu ve ilahi aşka ulaşma çabasını simgeler. Kollarını açıp dönen semazen, bir elini göğe (Haktan gelen feyzi almaya), diğer elini yere (feyzi halka ulaştırmaya) yönlendirir.
  • Hoşgörü ve İnsan Sevgisi: Mevlevilik felsefesi; dili, dini, ırkı ne olursa olsun tüm insanları sevgiyle kucaklamayı esas alır. Bu, Mevlana’nın o meşhur dizesinde özetlenmiştir: “Gel, gel, ne olursan ol yine gel…”

Mevlânâ Kaç Yaşında? (2026 Güncel)

30 Eylül 1207 doğumlu olan İlahiyatçı Şair Mevlânâ, 17 Aralık 1273 tarihinde 66 yaşında hayatını kaybetmiştir. Yaşasaydı bugün 818 yaşında olacaktı.

Sıkça Sorulan Sorular

Mevlânâ mesleği nedir?
Mesleği İlahiyatçı ve Şair olarak bilinmektedir.
Mevlânâ kaç yaşında?
Mevlânâ 66 yaşında hayatını kaybetti. 30 Eylül 1207 tarihinde dünyaya gelmiştir.
Mevlânâ ne zaman öldü?
17 Aralık 1273 tarihinde hayatını kaybetti.
Mevlânâ nerede öldü?
Ölüm yeri Konya'dir.
Kaynakça
Vikipedi kaynağı: Mevlânâ Vikipedi sayfası